Köpeklerin gençlik hastalığı olarak da bilinen distemper; bulaşıcı, viral, aşıyla önlenebilen, ateşli seyirli ve sindirim sistemi ile merkezi sinir sistemini etkileyen, sıklıkla öldürücü sonuçlanabilen ciddi bir hastalıktır.
Köpeğinizde bu hastalığı düşündürebilecek belirtiler arasında ateş, burun ve göz akıntısı ile kuru öksürük yer alır. Merkezi sinir sisteminin etkilendiği ileri vakalarda nöbetler, tremorlar (kas titremeleri) ve denge kaybı görülebilir. Bunlara ek olarak retinal lezyonlar, deri lezyonları ve nadiren ayak tabanlarında sertleşme de gözlenebilir.
Virüs, enfekte köpeklerin salgılarıyla doğrudan temas ya da solunum yoluyla kolaylıkla yayılır; bu nedenle özellikle barınaklar, köpek parkları ve kalabalık ortamlar bulaşma açısından risklidir. Aşısız ya da aşı programı tamamlanmamış yavru köpeklerin, tam bağışıklık kazanana kadar sokak hayvanlarıyla ve kalabalık ortamlarla temasının sınırlandırılması önemli bir koruma önlemidir.
Tanı, klinik muayene ile canine distemper virüsüne özgü antijenlerin tespit edildiği hızlı test kitleri kullanılarak konulur. Test kitlerinin güvenilirliği yüksek olmakla birlikte yüzde yüz kesinlik taşımaz; şüpheli durumlarda kesin tanı için laboratuvar testlerine başvurulur.
Distemperin etkili bir aşısı bulunmaktadır. Köpeklerde 8. ve 12. haftalarda uygulanan karma aşıyla bağışıklık kazandırılır; bağışıklığın sürekliliği için bu aşının hayvanın yaşamı boyunca her yıl tekrarlanması gerekir.
Hastalığa yakalanan köpeklerde iyileşme mümkün olmakla birlikte distemper yüksek oranda ölümcül seyredebilen bir hastalıktır. Erken teşhis ve tedavi, olumlu sonuç alma ihtimalini önemli ölçüde artırır; hayvanın bağışıklık sisteminin güçlü olması da iyileşme sürecinde belirleyici bir rol oynar. Tedavi sonrasında bazı köpeklerde sinirsel lezyonlar kalıcı olabilir.
Barınaktan veya sokaktan sahiplenilen köpeklerde aşı geçmişi genellikle bilinmediğinden, sahiplenme sonrası en kısa sürede veteriner kontrolüne götürülüp aşı programına başlanması şiddetle önerilir. Bir evde birden fazla köpek varsa ve içlerinden biri distemper tanısı almışsa, diğer köpeklerin aşı durumları kontrol edilmeli ve gerekirse karantina önlemleri uygulanmalıdır.
Hastalıktan iyileşen köpeklerde bile virüsün etkileri bazen aylar sonra ortaya çıkabilir; bu nedenle geçmişte distemper geçirmiş bir köpeğin uzun süreli nörolojik takibinin yapılması önerilir. Erken dönemde başlanan yoğun destekleyici tedavi ile birçok köpek hastalığı hafif belirtilerle atlatabilir; bu da erken tanının ve hızlı veteriner müdahalesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyar.
